Selçukoral'in kisisel web sitesi

Eflani Türbeler

 İLÇEMİZDE TÜRBELERİMİZ

Çalışlar Türbesi


ÇALIŞLAR MAHALLESİ TÜRBESİ

 

 
 

Çalışlar Türbemizde 12 kabir vardır. Bunlardan biri çocuk biri bayan 10 tanesi de erkek. Erkeklerden ikisi Orta Asya'dan (Buhara veya Horasan) gelmişler. Çocuğunda bunlarla beraber geldiği sanılmakta. 
İkisi de, bu ilk gelen zevatı defneden talebeleri. Diğerleri Köyün içinden bunlara yakın olan, bunların sohbet ve sırlarına vakıf olanlar. 
Biri zamanın İmamı (Safranbolu Kızılören köyünden), 
Biri İmamgil'den Hüseyin efendi, 
Birisi de Hatip'gilden Şeyh İsmail efendi.
Bu Zat-ı Muhteremler Orta Asya Buhara veya Horasan tarafından takriben 300 veya 500 sene evvel (2 kişi) irşad için bu beldeye gelmiş, uzun yıllar hizmet etmişler.Bir müddet köylüler kendilerini misafir etmiş.Daha sonra Caminin üst katında kendilerine tahsis edilen odada kalmışlar. Ömürlerinin sonuna kadar burada ikamet etmişler.Bir sonbahar mevsimi akşam sohbetten sonra Caminin İmamı (Safranbolu Kızılören tarafından) ve yanında köyden de iki kişi ile (biri İmamgil'den, biri de Hatip'gilden Şeyh İsmail) beraber iken bu iki zat çok sıkıntılıdırlar. İmam, sıkıntılarının sebebini sorar söylemek istemezler. İsrar edince; "Bize emr-i hak vaki olacak bu gece, üç geyik gelecek bunları kurban ediniz, etini dağıtınız,bizi

Günnüce (İmam Köyü ) Türbesi
yıkamaya gelecekler onların yıkamasınamüsaade edin" demişler. İmam sabahleyin Ezan okumak için minareye çıkarken odanın önünden geçiyor. Kapıya üç defa vuruyor 'sallu sallu sallû' diyor. Ezanı okuyup dönüşte gene kapıyı vurup 'sallû sallû sallû' diyor, geçip sabah namazına duruyorlar.Namaz bittikten sonra Camiden ilk çıkan kişi kapıdan çıkar çıkmaz azametle bağırıyor, "burada yabancı hayvanlar var" diye. İmam hemen yerinden fırlar dışarı çıkar yabancı hayvanları (geyikleri) görür. İmam bu gördüklerinizi kimseye söylemeyin der ve üst kata bu Zat-ı Muhterem'lerin kaldığı odaya gider. Bakar ki ikiside vefat etmiştir. Cemaat dışarı çıktığı zaman görürler ki geyikler sanki kurban olacak kurbanlık gibi kıble istikametine yatmışlar.Hayretler içinde kalırlar.Bu geyikler burada kurban edilir. Eti cemaate dağıtılır. (Türbede bulunan geyik boynuzlarının bunlar olduğu sanılmaktadır.)Aynı gün hakikaten yabancı iki kişi gelir ve bunları yıkar ve defnederler. Allah rahmet etsin cümlemizi şefaatlerine nail eylesin…Mahallenin bir manevî havası vardır. Hanelerin lakablarına bakıyoruz hepsinin manevî kökenli olduğunu görüyoruz. (Hacıgil,İmamgil,Hatipgil,Alişıhlar,Dervişoğulları….gibi)
Genellikle manevî değerlere sahip çıkılıyor. Son zamanların büyük alimi Bediüzzaman hazretlerinin has talebelerinden Mustafa SUNGUR' da bu mahalledendir. Bu mahallede düğünler davulsuz, içkisiz yapılırmış. Bu türlü hallerde kerametvarî hadiselerin ortaya çıktığı rivayet edilmektedir.Camide (1840-60 yıllarında) yangın çıkmış. Caminin tamamı yanmış, ağaç minare yanar vaziyette türbenin üzerine doğru yıkılmış, ama türbe ağaç olmasına rağmen hiç yanmamış. Yangın sanki bıçakla kesilmiş gibi türbe tarafında sönmüş
Küre Türbesi
Resmî Kayıt hakkında; EskidenEflani Belediyesinde mahallelere bakan bir bölüm varmış (Kütb-ü ……) Burada mahalle ve
 
 
 
türbeye dair bir risale varmış. Ama burası yanınca yangınla birlikte yanmış.
 
Kaynak; Muhittin SUNGUR ona amcası Hacı İzzet (1307 doğumlu ) anlatmış. 
(Aynı zamanda büyüklerin rivayeten anlattıkları da bu istikamettedir. Eğer bir gün resmi kayıtlarda bunlar hakkında daha geniş bilgi elde edilirse kaynaklara göre bu bilgiler yeniden değerlendirilecektir.


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=